KÜLTÜRÜ


KÜLTÜRÜ Yazdır e-Posta

Åžahinkayalı gelenek ve göreneklerine baÄŸlı olarak yaÅŸar. Bu geleneklerini hem düÄŸünlerinde hem cenazelerinde hem de bayramlarında görmek mümkündür. Bayramlarda köy nüfusu 2–3 katına çıkar. Gurbette olan Åžahinkayalı köydeki yakınlarını ve mezarlıklarını ziyaret etmek için köye akın eder. Normal zamanlarda 5–10 kiÅŸiyle kılınan namazlar bayramlarda 300–400 kiÅŸiye çıkar. Bayramlarda bayram namazı sonrası cami avlusunda bayramlaÅŸma yapılır. YaÅŸlısı genci bu merasime katılır. BayramlaÅŸma bittikten sonra mezarlıklar ziyaret edilir. Eve gelen erkeklerin bayramını önce hanımları kutlarlar. Daha sonra komÅŸular ziyaret edilir.
      Cenazelerimizin defin iÅŸlemi köy dışında olan tanıdıklar ve akrabaların yetiÅŸmesine göre ayarlanır. Dışarıdan gelen gözü yaÅŸlı cenaze yakınlarının, cenaze evine girmesiyle feryatlar yükselir. Cenaze evinde yemek piÅŸmez. Konu komÅŸu cenaze evine yemek taşımak için seferber olur. Defin iÅŸlemi tamamlandıktan sonra, cenazeye katılan misafirler evlerine dağılırken, Åžahinkayalılar gece geç saatlere kadar cenaze evinde kalarak, gözü yaÅŸlı cenaze sahiplerinin ağıtlarına ve üzüntülerine ortak olurlar.
      Åžahinkayalının düÄŸünleri bir baÅŸka olur. DüÄŸün gecesi düÄŸün sahibinin evine toplanan köylüler önce yemeklerini yerler. Yemek yeme iÅŸi bittikten sonra kemençe eÅŸliÄŸine horonlar oynanır maniler söylenirdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde yaÅŸlılar adına 'vay beni' dedikleri oyunu oynarlardı. Daha sonra yaÅŸlısı-genci, erkeÄŸi-kızı beraberce horon oynarlardı. Bu horonlar 'düz horon, atlama, sallama ve altı ayak' diye adlandırılırdı.
      Teknolojinin geliÅŸmesiyle beraber köy düÄŸünleri, köy evlerinden, düÄŸün salonlarına taşındı. Bu durum, folklor kültürümüzü az da olsa etkiledi. Artık, düÄŸün salonlarından, eski köy düÄŸünlerinin tadı alınamıyor. Ama Åžahinkayalı, köy düÄŸün kültürünü, düÄŸün salonlarına da aynen taşımasını bildi. Bu da Åžahinkayalının kültürüne ne kadar baÄŸlı olduÄŸunu göstermektedir.

YEMEKLERİMİZ

 TAZE FASULYE ZeytinyaÄŸlı taze fasulye bilinen yöntemlerle piÅŸirilir. Laz bölgesinde ceviz ve sarmısak öÄŸütülerek yemeÄŸin içine dökülür. kirza ile fasulye ile birlikte ezilir. Çok bulamaç haline getirilmez. "katsakuyi" adı verilen acı siyah erik marmelâdından çok az miktarda mayhoÅŸluk versin diye ilave edilir. Lazlar bu yemeÄŸe "qvaneyi" adını verirle

HAMSİ KAYGANA (KARGANA): Mısır unu, buÄŸday unu tuzlanmış hamsi, maydanoz, süt, yumurta, yaÄŸ ve tuz. Tüm bu maddeler doÄŸranarak inceltilir. Biraz sıvı yaÄŸla ağır ateÅŸte suyunu çekene kadar piÅŸirilir. Laz bölgesinde maydanoz yerine "kinzi" adı verilen kokulu yöresel bir ot kullanılıp kayganaya süt konulmaz yerine domates ile sivri biber ilave edilir ve kargana adı verilir. Köylerde toprak zeminli mutfaktaki ateÅŸin üzerine üç saç ayağı kurulur. Bunun üzerinde pilaki de piÅŸirilirmiÅŸ. YemeÄŸin üzeri incir yapraklarıyla örtülür, bu yaprakların üzerine köz konularak yukarıdan da ısınması saÄŸlanırmış

  KESME MAKARNA: Makarna tavaya konulur üzerine azıcık su serpilir kısık ateÅŸte bir süre piÅŸirilir. Daha sonra üzerine tereyağı ilave edilir. 3-5 dakika sonra servise hazır vaziyete gelir
 
MISIR EKMEĞİ: Suyla mısır ununu yoÄŸurun. İçine yeterince tuz koyun. Bir tepsinin tabanını yaÄŸlayın ve yoÄŸrulmuÅŸ hamuru tepsinin içine yayın. Fırında ustu kızarıncaya kadar piÅŸirin
.

KUYMAK/ MUHLAMA/ HAVİTSİ: Laz usulü muhlama: Unu tereyağı ile yakmadan kavurun.  KuÅŸmer peynirini iyice ufaladıktan sonra ekleyip sürekli karıştırarak eritin. Peynir tamamen eriyince 1,5 su bardağı suyu yavaÅŸ yavaÅŸ karıştırarak ekleyin. Koyu muhallebi kıvamına getirin. Sıcak servis yapın. HemÅŸin Usulü muhlama: Mısır Unu yerine buÄŸday unu kullanılarak ya da ikisini birbiriyle karıştırtırılarak yapılır. DiÄŸer yörelerin muhlamalarından farklı olarak içine yumurta kırılır, kaymaklı süt eklenir ve soÄŸan rendelenir

 LAHANA SARMA: Karalâhana yaprakları haÅŸlanır, suyu atılır. 2. su ile tekrar haÅŸlanır, çıkarılıp sudan geçirilir. Parça et satırla küçük parçalara ayrılır. İçine soÄŸan, domates, maydanoz, karabiber, tuz, pirinç yoÄŸrularak yapraklara sarılır. Yeniden piÅŸirilir. Trabzon'da yakın zamana kadar pirinç yerine mısır yarması (ÅŸoromul adı verilen el deÄŸirmeninde kabaca öÄŸütülmüÅŸ mısır taneleri) kullanılırdı. Tencerenin dibine yemeÄŸe lezzet vermesi için büyük etli kemik parçaları konulurdu. 

  LAHANA TURÅžUSU: HaÅŸlanan lahanalar, bidonlara su, sarmasak ve acı biberle birlikte doldurulur. İki hafta bekletildikten sonra soÄŸanla kavrularak yenilir. * Batı Trabzon, Ordu, Giresun 

LAHANA KAVURMASI: Lahanalar yıkanıp haÅŸlanır, suyu dökülür. Trabzon yağı ile bir miktar içyağı bir sahanda eritilir ve bol miktarda soÄŸanla kavrulur. HaÅŸlanmış barbunya fasulyesi, tuz ve biber ilave edilip kavurmaya devam edildikten sonra en son lahana katılır. Kısa bir süre daha karıştırdıktan sonra sıcak olarak yenilir.*Tüm Karadeniz bölgesinde, farklı isimler ve küçük farklılıklarla yenilir

MISIR ÇORBASI: Aksamdan suya bırakılan kirik mısır ve fasulye sabahleyin haÅŸlanır. Bir tencereye su konularak kaynatılır. Hazırlanan malzemeler kaynayan suya katılır. PiÅŸtikten sonra dinlenmeye bırakılır. Ayrı bir kapta hazırlanan ayranın içine pismiÅŸ kırma mısır ve fasulye karışımı konulur. Servis yapılacağı sırada yaÄŸ eritilerek yemeÄŸin üzerine dökülür. Nane ve tuz ilave edilir

HAŞİL: Çaykara civarında Havitz adı verilir. Trabzon tümü ve Giresun sahil ve Rize'nin batı sahil kesiminde yapılır. KaÅŸar peynirine benzeyen "Televe" peyniri deÄŸil minci (Trabzon tuzlu ve kokulu çökelek peyniri) kullanılır. Un yaÄŸla kavrulmaz. YaÄŸ eritildikten sonra minci ilave edilir, peynir hafif eriyince yaÄŸ yanmadan su eklenir. Daha sonra mısır unu yavaÅŸ yavaÅŸ karıştıralarak eklenir. Fokurdamaya baÅŸlayınca karıştırma iÅŸlemi bırakılır ve tereyağının kuymağın üstünde birikmesi beklenir, sıcak servis yapılır

 


Reklam

Çaykara vizyon