SEÇİLMİŞ BİR İNSANIN ALLAH'A KAVUŞMASI Yazdır e-Posta

AV. NİHAT KILIÇ'TAN MERHUME HAYRİYE HALAMIZA

Geçen hafta ebediyete uğurladığımız merhume Hayriye Bayraktar ile ilgili olarak Ankara Barosu avukatlarından Nihat Kılıç'ın yazdığı duygulu yazıyı okumak için haberin devamına bakınız.

SEÇİLMİŞ BİR İNSANIN ALLAHA KAVUŞMASI

Ölmek ne garip şey anne
bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı
sedef kakmalı bir kutu içinde
vermek isterdim çocukların ellerine
sonra
sonra benim güzel annem
damdan düşer gibi
vurulmak isterdim…

 

Böyle diyor ünlü Şairimiz

 

Gerçekten ölmek ne garip şey…

 

İnsanın canından çok sevdiği birini toprağa vermesi ne garip şey…

 

İnsanın hayatının bir parçasını musalla taşında görmesi ne garip şey…

 

Ancak bir gerçek var o da şudur; insanın çaresiz olduğu bu anı herkes er veya geç yaşacaktır….

 

Önemli olan bu hakikatin bilinci ve gerçekliğinde yaşamaktır.

 

Hepimiz bu dünyada faniyiz ve toz zerresi kadar hükmümüz yoktur.

 

Ama ahiret ve cennet hayatı sonsuzdur. Buna müdrik olmalı ve buna göre de yaşamalıyız..

 

Belki biraz uzun bir giriş oldu ancak; Hayriye Bayraktar Teyzemizin (annemizin) erken yaştaki bu vefatı bize bu hususları bir kez daha hatırlattı.

 

Hayriye Teyzeyi son beş yıllık bir süre zarfında tanıma şerefine erdim.

 

Acizane tespitim şu; Bayraktar ailesinin tüm fertleri ile birlikte seçilmiş insanlar olduğunu düşünüyorum.

 

Bir dönem “Saklı Seçilmişler” isimli bir film izlemiştim. Bu filmde Allah tarafından özel olarak seçilen ve belli gayeler için dünyaya gönderilen bu şahıslar misyonlarını yerine getiriyor daha sonra da vefat ediyorlardı.

 

Bayraktar ailesini ben böyle değerlendiriyorum.

 

İman ve Kuran hizmetinde geçen bir ömür. Bunu Mehmet Amca’nın yüzüne, Rahmetli Hayriye Teyzenin yüzüne baktığımızda zaten hisseder ve gururlanırdık. Evet her ikisi de bir kutup olan bu iki seçkin insanın tüm hayatı İman ve Kuran hizmetinde geçmişti. Ne mutlu bu insanlara ve ne mutlu bu insanların evlatlarına.

 

Rahmetli Hayriye Teyze vefat edeceğini biliyordu ancak yine de gözleri ışıl ışıldı. Hayat doluydu ve tüm hadiselere olumlu yaklaşır her şeyin Allah’tan geldiğine inanır ve ona göre de tevekkül ederdi.

 

Teyzenin bu mütevekkil duruşu, sabrı, hadiselere karşı metaneti sevabını kat kat artırdı. Nur içinde yatsın..

 

İnsanı hayata bağlayan ve ölüm yolculuğuna götüren sürecin bizde içselleşmesi kavramlarımız ve duruşumuzla kendini gösterir.

 

Ölüm, ilk bakışta ürpertici bir kavram. Bunu en yakınlarımızda yaşayınca hissederiz ve alışırız. Ölümle aramızda bir sıcaklık olur. Onu daha çok hissederiz, daha çok yaşarız. Bütün duygularımızı kaplar. Bu dünya ile öteki dünya arasındaki bağı, yeri ve durumu düşünürüz.

 

Ölümün soğukluğunu yumuşatmak, onu daha anlamlı kılmak bu düşüncenin incelikli tarafını gösterir.

 

Çocukluğumdan beri ölüm ile iç içe oldum ve bu duyguyu çok yaşadım. Önce dedelerimi, arkadaşlarımı kaybettim. Daha sonra babamı en son da anamı kaybettim. Babamın vefatını, anamın yöremize has ağıtları arasında çok duygulu ve yoğun bir şekilde yaşadım.

 

Ölüm duygusunda bizi rahatlatan tek şey bir gün bizim de onlarla birlikte olacağımıza yönelik inancımız. Ahirette sevdiklerimizle birlikte olmayı dileriz. Bu dilekte bize güç verir.

 

Şükür ki iman etmişiz, şükür ki, şükür ki Müslüman’ız ve şükür ki Bayraktar Ailesini tanıma şerefine erdik Ne mutlu bize.

 

Teyzeciğim daha yazacağım çok şey var, Ancak sen aklıma geldiğinde gözyaşlarımı kalbime akıtıyorum ve seni üzmek istemiyorum. Çünkü biliyorum ki sen şu an uzaklarda bir yerlerdesin ve benim ağlamama kızıyor, “Ağlanacak ne var yavrum, Ben Rabbime kavuştum.” Diyorsun.

 

Hatırlar mısın Teyzeceğim; anam vefat ettiğinde bana; “Yavrum sen de benim bir evladımsın sen de Kemal gibisin” demiştin.

 

Canım Teyzeciğim nur içinde yat mekânın cennet olsun

 

 

----------


Ölmek ne garip şey anne
artık duvarları kanatırcasına tırnağımla
şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım
mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım
baba olamayacağım örneğin


Toprak olmak ne garip şey anne
ceplerimde el yerine balyoz taşırken
korkunç bir merakla beklerken kurtuluş haberlerini
ve yüreğimin ırmakları taştı
taşacakken
ölmek ne garip şey anne

 

Yorumlar

 
0 #4 saadettin şahin 16-03-2010 20:39
Her ziyaretimizde güler yüzünü ve muhabbetini esirgemeyen Hayriye ablamıza ailece Allah'tan rahmet,geride kalanlara sabır ve uzun ömür dileriz.mekanı cennet olsun..
 
 
+2 #3 Celalettin Bayraktar 15-03-2010 13:01
Canım Anneciğim,
Rahman yürüyüşünün 17.günü,özlemin her geçen gün yüreğimizi yakarak artıyor.Rabbime her an yokluğuna sabretmek için yalvarıyorum.Ebediyete intikalinle bütün sevenlerini ve özellikle kofteriluni çok üzdün.Varlığın bizim için mutluluk vesilesiydin. Ölümünle de bizlere mutluluk vesilesi oldun.
Bir fanini ve bir annenin yaşarken nasıl yaşamsı gerektiğini bizlere ölümünle bir kez daha hatırlattın.Ölüm haberini duyan herkesin yüreğine bir hüzün yaşattığını fark ettik.Ne mutlu bana ki senin gibi anneye oğul oldum.

Yaşarken ebedi alem için yaptığın hazırlıkları rabbim, katında en güzel kabulle kabul buyursun.Geride bıraktığın bu büyük manevi mirasınla en başta 46 yıllılık hayat arkadaşını, evlatlarını,büt ün aileni ve tüm sevdiklerini ziyadesiyle zengin ettin.Rabbim bizlere bu manevi mirasını hakkıyla yaşatmayı ve torunlarına anlatmayı nasip etsin.Yüce Mevla taksiratını affetsin,mekanı nı cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin.

Allaha emanet ol.
 
 
+1 #2 mehmetzekisari 13-03-2010 14:00
yazı için teşekkürler,mer hume allahtan rahmet diler tüm dostlarada yüce mevlamdan sabırlar dilerim.
 
 
+1 #1 Muzaffer ALTUNCU 12-03-2010 13:44
Bu güzel yazıyı yazan dostumun eline yüreğine sağlık,
Merhumeye tekrar rahmetler dliyorum.
 



Yorum Yapabilmek için Lütfen Üye Olunuz...

Reklam

Sponsor Bağlantılar

   

 

 

 

üye giriş



Dernek Üyelik